ben.. ben bi sürü hata yaptım hayatımda. görerek bilerek isteyerek yaptım. kadın ruhunun acı sevmesinden hayatında inişler çıkışlar, ihtiraslar yalanlar dolanlar olmasını istediğinden, havva dan gelen doğamdan mı yoksa benim şeytani ruhumdan mı bilmeden.. belki kendimden uzaklaşmak için oldugum insanı sevmedigimden belki de öncesinde yaşadıklarımın faturasını büyüyünce kesmek istedigimden. bi sürü hatalar yaptım ben.. yapmaktayım hala da. ders çıkarılır mı bile bile yapılan hatadan.. kendini mutsuz etmek hoşuna gider mi insanın.. nasıl sapıkça nasıl mazoşistce bi duygudur bu?

isterim ki bigün çekinmeden tüm bütün yaptıgım kötü şeyleri anlatabilecegim ama buna rağmen yüce insanlıgıyla beni kollarına alıp uslu puslu egitilmiş bir kız yapacak biri olsun. güçlü kadınlar güçsüz hissetmeyi severmiş. bigün kollarına alacak beni tüm pisliklerime rağmenç. acıyacak bana.. bu da hoşuma gidecek. bigün olacak bunlar.

mutluyum bugün. doğal gaz faturası elektrik faturası digitürk faturası gelmiş kira günüm geçti. lakin mutlu ve umutluyum. amerikan teenage movie müzikleri dinlerken mutluyum. bişiyler yolunda gidecek biliyorum. eninde sonunda ona sarılıcam boş şeylere beraber katıla katıla gülücez biliyorum. ve bundan mutluluk duyuyorum.

oofff... tek ben miyim annesinin yıllardır tonlamasına dokunmadan aynı repertuarla götürdüğü alarmdan rahatsız olan?

- "kızıııım. kalk artıııık (burda ses yükselip düşmekte) sabah oldu ama! (bi anda sertleşir)"

rüyamda Chris Wolstenhome le karşılıklı slap atıyo olsam bile oflayıp puflayarak uyanıyorum durduk yere. bir önceki gün içtiğim bol sarımsaklı çorbayla birlikte oturdu bile mideme huzursuzluk. evhamlı annelerin kızları inadına "dünya şeyime" felsefesini benimserken annenin feylezof tavırları daha da sinir etmekte.

seviyorum annemi.

işe giderken dinlediğim favori şarkım " Godsmack- I fucking hate you." bir paris hilton bilemedin angelina jolie olmama izin vermeyen sevgili kaderime seslendiriyorum bu şarkıyı.

seviyorum işimi.


sevgili öğrenci burdan sana sesleniyorum. yavrum hayvan mısın! ne adam gibi gelmiyosun dersine. 3 hafta gelme sonra oooh mis hoca yapar telafi. haydi bir hafta gelmedin farzedeyim. sen gibi kaçta tane var haftada biliyo musun. her sınıftan 1 kişi gelmese etti mi kafadan 20 kişi. ne demiş büyükler. "ben sana doktor, mühendis, öğretmen olamazsın demedim, adam olamazsın dedim"

seviyorum öğrencilerimi.


facebooktur, youtubedur neslinin öncülerindeniz herhalde. en eskilerinden. açtım facebooku tekrar. bakıyorum sağa sola. zort diye bi mesaj. " would you like to join facebook translation crew. your facebook needs you." ignore dedin geçtin. hooop bi tane daha. hayır mark zuckerbergcim. aylıklı,sigortalı iş mis. ssksı var bayramda izin veriyoruz desen anında satıcam iş yerimi de bedavaya diyosun be çitlembik. malsam onun da bi ölçüsü olmalı.

seviyorum markı.


Gözleri esmer güzel titretirdi bedeni
Ben ay ‘ı keser cemaline nur eylerdim
Elin bunun şavkı ne dem olurdu ne de ezel
Ben o güzele meşki mecbur eylerdim

Nefesi duyulmaz idi sesi vakur
Mis kokun olmayaydı zatı zen neylerdim
Haramdı; gözlerinin akı bile namahrem
O güzel olmayaydı güneşi kim bellerdim

Laldir O Bırak Sensiz Etmesin Bir Gıdım Herze
Kaçamazki Bu Dil, Şakır Durur Seni Gördüğü Her Yerde
Sor Esmerim Ar Neymiş, Gurur Varmıymış Bu Erde
Yaradanı Küstürdüm Seni Halaskar Belledim
Hanen Türbem İdi, Durmadan Secde Eyledim

Yer Gök Kör Olsun Görmesin Esmeri Bir Gıdım Işık
Daldır Ağactır İstemese De Güneş Gibi Ona Aşık
Kadın Haram, Zorlasam Da Gönül Düşmez Başka Narine
Sorma Esmerim
O Narin Beden Benden Öte Hangi Densize Yaraşık

Elim Uzatsam Yakarsın Artık Lav Gibi
Dilim Anlatsa Okyanus Olur Nefes Vermez
Bırak Kul Hakkıdır Bari Gözlerim Görsün Çehreni
Esmer Acımaz Zenine Ecel Vakti Su Vermez
Düşürme Yüreğini ,Sevme Yine Esmer Beni
Bir Bakış Atsan Gayri,
Gece Gibi Karanlık Sevdam Ermez

Tükendim dedi acemi şair, hışmınla yordun beni
Ey kudretli ey erkek kader.
Zamanı saçlarıma sardım istedin diye
Rüzgarla çarpar uçlarından
yüzüme hafif hafif keder...

Ey zerdüşt, ey derbeder..
Küstahsın.
Rabbim senin tufanından korusun
İBlis dürtüyor ; diyor ki
Tırnağınla bile iyisin hoşsun
Yüce Mevlam seni benim koynuma soksun!

Rûhun mu ateş, yoksa o gözler mi alevden?
Bilmem, bu yanardağ ne biçim korla tutuştu?
Pervâne olan kendini gizler mi alevden?
Sen istedin, ondan bu gönül zorla tutuştu...

Gün senden ışık alsa bir renge bürünse;
Ay secde edip çehrene yerlerde sürünse;
Her şey silinip kayboluyorken nazarımdan
Yalnız o yeşil gözlerinin nûru görünse...

Ey sen ki kül ettin beni onmaz yakışınla,
Ey sen ki gönüller tutuşur her bakışınla!..
Hançer gibi keskin ve çiçekler gibi ince,
Çehren bana uğrunda ölüm hâzzı verince,
Gönlümdeki azgın devi rüzgârlara attım;
Gözlerle günâh işlemenin zevkini tattım.
Gözler ki birer parçasıdır sende İlâh'ın,
Gözler ki senin en katı zulmün ve silâhın,
Vur şanlı silâhınla gönül mülkü düzelsin;
Sen öldürüyorken de, vururken de güzelsin!

Bir başka füsûn fışkırıyor sanki yüzünden,
Bir yüz ki yapılmış dişi kaplanla hüzünden...
Hasret sana ey yirmi yılın taze baharı,
Vaslınla da dinmez yine bağrımdaki ağrı.
Dinmez! Gönlün, tapmanın, aşkın sesidir bu!
Hasret çekerek uğruna ölmek de kolaydı,
Görmek seni ukbâdan eğer mümkün olaydı.

Dünyayı boğup mahşere döndürse denizler,
Tek bendeki volkanları söndürse denizler...
Halâ yaşıyor gizlenerek rûhuma "Kaabil";
İmkânı bulunsaydı, bütün ömre mukabil
Sırretmeye elden seni bir perde olurdum.
Toprak gibi her çiğnediğin yerde olurdum.

Mehtaplı yüzün Tanrı'yı kıskandırıyordur.
En hisli şiirden de örülmez bu güzellik.
Yaklaşması güç, senden uzaklaşması zordur,
Kalbin işidir, gözle görülmez bu güzellik!



Hüseyin Nihal Atsız